Yavuz Sultan Selim’in kısaca hayatı

Tarihe adını altın harflerle yazdıran Yavuz Sultan Selim kimdir? 3.köprüye adı verilen 9. Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim, 74. İslam halifesi olan Yavuz Sultan Selim’in hayatıYavuz Sultan Selim 10/10/1470 tarihinde Amasya’da dünyaya gelmiştir. Yavuz Sultan Selim’in babası II. Bayezid‘tir, annesi Dulkadırlı ailesinden olan Aişe Hatun‘dur. Şehzadelik dönemini Amasya’da geçiren Yavuz Sultan Selim, dönemin ileri gelen âlimlerinden Fars ve Arap dili ile yüksek din ve fen dersleri almıştır. Trabzon Valiliğine getirilerek devlet idaresi ve askeri konularda eğitim almıştır.

Yavuz Sultan Selim’in Lalası olan Hasan Can;

Padişah Yavuz Sultan Selim‘in sırtında şirpençe denilen bir çeşit çıban çıkmıştı. Çıban, kısa sürede büyüyerek bir delik haline gelmişti. Yara o kadar büyümüştü ki artık yaranın içinden bakıldığında Yavuz Sultan Selim’in ciğeri görünüyordu. Bu çıban kendisine çok ıstırap çektiriyordu. Yaralı bir aslan gibi olan Yavuz aczi bir türlü kabullenemiyordu. Ancak bu arada cengâverlerine taktik ve talimatlarına devam ediyordu. yanına yaklaşan Hasan Can’a kendi halini kastederek durumunu sorması üzerine Hasan Can’ın artık fani yolculuğun sonuna geldiğini ve baki hayatın başlarına ulaşmış olduğunu anladığı için yüreğini şimdiden yakan ayrılık hüznüyle; Padişahım artık Allah-ü Teâla ile beraber olma vaktiniz geldi heralde demesi üzerine şaşkınlıkla Hasan Can’ın yüzüne bakan Sultan “Lala, Lala! sen beni bu zamana kadar kiminle beraber olduğumu zannediyorsun? Cenâb-ı Hakk’a yönelmemde bir kusur mu gördün? Biz zaten Allah ile birlikteyiz” demiştir.

Yavuz Sultan Selim’in Sina Çölünü Geçişi Ve Gelen Yardım

1516 yılında kazanılan Mercidabık savaşı sonrasında sıra Mısır’ın fethine gelmiştir. Osmanlı ordusu Mısır’a doğru harekete geçmiş ancak karşılarında Mısır’a ulaşmaları için kaşrılarına Sina çölü çıkmıştır. Osmanlı Devletinin askerleri yaklaşık 1,5 yıldır seferde olduklarından yorgun düşmüş ve vezirlerden bazılarının ise bu çölün geçilmesinin imkansız olduğunu, çölün geçilmesi halinde ise bir çok asker kaybına neden olacağını düşünmeleri ile çok istekli olmamışlar. Bu durumu hisseden Yavuz Sultan Selim ordusuna hitaben konuşma yaptıktan sonra atı Karaduman’ı Sina Çölüne doğru sürmüş ve ardından orduda çöle doğru yürümeye başlamışlar. Çölde yürümek çok meşekatli olmuş, su idareli kullanılmış hatta teyemmüm ile abdest alınmıştı. Çölü geçerken bir ara Yavuz Sultan Selim atından inerek yaya olarak devam etmeye başlaması üzerine doğal olarak hiçbir askerin at sırtında yola devam edemeyeceğinden tüm ordu ve vezirler atlarından inerek Yavuz Sultan Selim Han’ın arkasından çöle doğru yürüyüşe geçmiştir. Çölde yürüyüş çok çetin olmuş su idareli kullanılmış teyemmüm ile abdest alınmıştı. Çölü geçiş sırasında bir ara Yavuz Sultan Selim atından inerek yürümeye başlayınca doğal olarak padişahın yürüdüğü bir sırada kimsenin altı srıtında olamayacağından bütün orduda at sırtında olan askerler, vezirler, beyler ve sipahiler atlarından inerek yaya olarak yürümeye devam ettiler. Son derece cevval ve heybetli olan Padişah Yavuz Sultan Selim huşu içinde önüne bakarak yürüyordu, vezirler ve askerler bu durumu merak etmişlerdi, acaba sultan neden yürüyordu? Bu durumu öğrenmek adına vezirler padişahın nedimesi, sohbet arkadaşı ve sırdaşı olan Lalası Hasan Can‘a başvurarak bu durumu öğrenmesini istemeleri üzerine Hasan Can padişahın yanına gelerek;

  • Padişahım hayrolsun İnşaallah Sultanım ordu merak eder ve padişahımız neden yaya yürür? diye telaş içindedirler, dedi.

Yavuz Sultan Selim büyük bir maneviyat ve huşu içerisinde Hasan Can‘a dönerek;

  • Hasan Can! ”İki cihan sultanı Hz. Muhammed (s.a.v.) efendimiz önümüzde yaya olarak yürürlerken biz nasıl at üzerinde yola devam edebiliriz Hasan Can?…

Bir zaman yaya olarak giden Yavuz Sultan Selim Han, tekrar atına binmesiyle bütün ordu ata binerek yollarına devam ettiler. Geçilmez dedikleri Sina Çölü 13 gün gibi kısa bir zamanda geçilmiş ve yaklaşık 100 yıldır yağmur yağmayan çöle ordunun geçmesi sırasında yağmur yağmıştır…

Osmanlı İmparatorluğuna En Çok Toprak Katan Padişah olan Yavuz Sultan Selim’dir.

Yavuz Sultan Selim 2.375.000 km2 olan Osmanlı topraklarını tahtı devraldıktan sekiz yıl gibi kısa bir sürede iki buçuk kat büyütmüştür. Yavuz Sultan Selim ölümünde toprakların 1.702.000 km2’lik kısmını Avrupa’da, 1.905.000 km2’lik kısmını Asya’da, 2.905.000 km2’lik kısmını ise Afrika topraklarında olmak üzere toplamda 6.557.000 km2’lik yüzölçümüne ulaşmıştır. Padişahlık döneminde Anadolu’da birliği sağlayarak; halifelik el değiştirerek Abbasilerden Osmanlı Hanedanı’na geçmiştir. Dönemin en önemli ve aktif iki ticaret yolu olan İpek ve Baharat Yolu’nu ele geçirerek doğu ticaret yollarını tamamen kontrol altına almıştır.

Yavuz Sultan Selim Şiiri;

Yavuz Sultan Selim’in en sevilen şiirleri;

Dildâr Olur

Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur

Şirler Bile

Merdümü dideme bilmem ne füsun etti felek
Giryemi füzun eşkımı hun etti felek
Şirler pençe-i kahrımda olurken lerzan
Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek

Derdü Bela

Gözlerimden aktı deryalar gibi yaşım benim
Dostlar ummadık şeyler gördü bu başım benim
Ben geda gurbed diarında kalır idim yanlız
Olmasa milletü derdü bela yoldaşım benim.

Dâdâr Eyler

Milletimin ayrılma bölünme endişesi,
Mezarımda dahi rahatsız eder beni.
Saldırgan düşmanlara karşı birleşmek iken çâremiz,
Birlik olmazsa, kızgın demirle dağlanmış gibi yanarım.

Ayrı Düştüm.

Bülbül gibi gülistan bostandan ayrı düştüm
İstemem altın kafes vatandan ayrı düştüm
Ey gam öldürme beni bu hicran gecesinde
Zira bir güneş yüzlü handandan ayrı düştüm
Gönül feryad ediyor karanlık gecelerde
Gamlıyam bir mah cemal sultandan ayrı düştüm.
Hicran ile ne hâle geldiğimi soranlar
Sormayın ahvalimi ben candan ayrı düştüm.
Selim’i kınayanlar bilmez ıstırabımı
Şu canıma can katan canandan ayrı düştüm.

Selimi

Bütün dünya benim olsa gamım bitmez nedendir bu?
Çün ezelden gam ile bina olunmuş bedendir bu.

Murabba (Gözlerun Fitnede Ebrun İle Enbz Mı Ki)

Gözlerün fitnede ebrûn ile enbâz mı ki Dil asılmağa iver zülfüne canbâz mı ki Bizi kahr eyledüğin lûtfuna âgâz mı ki Neyi ki şîve mi ki cevr mi ki nâz mı ki Dili sayd etmede âlem bilür üstâdlığun K’ey sakun âleme yayılmaya bîdâdlığun Bilmezem sırrı nedür bilmiş iken yâdlığun Neyi ki şîve mi ki cevr mi ki nâz mı ki Dil nedür nesne mi var aşk odınâ yakmadığun Aşk zencîrine gerden mi kodun takmadığun Beni gördükde yüzin döndürüben bakmadığun Neyi ki şîve mi ki cevr mi ki nâz mı ki Bu Selîmî kuluna cevri revân eyledügin Bunca sıdkın reh-i aşkında yalan eyledügin Yüzünî gösterüben sonra nihân eyledügin Neyi ki şîve mi ki cevr mi ki nâz mı ki

Yavuz Sultan Selim Han’ın Hastalığı

Yavuz Sultan Selim 1512’de tahta çıktıktan 8 yıl sonra şarbon hastalığına bağlı Aslan Pençesi olarak bilinen ayrıca Şirpençe denilen çıban yüzünden 22 Eylül 1520 yılında yani 49 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir